metabolizma olcmu 350Diyet programlarına başlarken kilonuz ve sağlık hikayeniz kadar önemli olan bir diğer nokta bazal metabolizma hızınızdır. Bazal Metabolizma hızınız aynen parmak iziniz gibi sadece size özel olan ve aslında ne hızda hangi tempoda kilo verebileceğinizi gösteren en önemli parametredir. Birçok merkezde kullanılan gelişmiş tartı ve analiz cihazları bizlere kişinin teorik yani formüle bazal metabolizma hızını verirken; sadece bazal metabolizma hızı ölçümünde kullanılan Fit MatePro cihazı kişinin gerçek bazal metabolik hızını ölçerek ; metabolik olarak hangi noktada olduğunu en doğru şekilde analiz etmemizi sağlar.

Merkezimizde bazal metabolizma ölçümünüz Fit MatePro cihazı ile yaklaşık 20 dakikalık bir rahat nefes testi ölçümü yapılmaktadır. Ancak bu ölçümüm gerçeğe en yakın değeri yansıtabilmesi için ölçüm öncesinde dikkat etmeniz gereken şartlar aşağıda belirtilmiştir:
• Ölçüme en az 8 saatlik açlık ve 4 saatlik susuzluk ile gelmeniz gerekmektedir.
• Ölçüm öncesinde kafein içeren çay, kahve, asitli içecekler ve çikolata, kakao gibi besin ve içecekler tüketilmemelidir.
• Ölçüm öncesindeki gün ve ölçüm gününde her türlü fiziksel aktiviteden uzak durmalısınız.
• Ölçüm için merkezimize gelirken sakin bir yürüyüşle (fazla fiziksel aktivite yapmadan) gelmeniz gerekmektedir.
• Klostrofobi (kapalı mekan korkusu) veya başınıza bir maske takılı şekilde bir odada yalnız kalmanıza engel herhangi başka bir sorununuz varsa bunu önceden merkezimize bildirmenizi rica ederiz.

kilo verme prg 350  Alması kolay vermesi çok zor kilolar canımızı ne kadar da sıkıyor değil mi?  Her tarafımız da mucizevi ve tek çözüm olduğunu iddia eden ilaçlar, yöntemler ve sihirli kombinasyonlarla çevrilmişken işin özüne inip bekli de daha uzun sürede ama emin adımlarla sağlıklı beslenerek bu işi halletmek maalesef  hiç de çekici görünmez gözümüze. Düşünsenize bir kanalı çeviriyorsunuz ve karşınıza birden bire ayda 10-15 kg verdirmekten bahseden biri veya bir yöntem veya bir hapla karşılaşıyorsunuz. Sevinçle telefona sarılıp hemen sipariş verip ya yutup ya sürüp yada aç kalarak yanlış ve dengesiz beslenmenin vücudunuza verdiği o büyük zararı ortadan kaldırmak için uğraşıyorsunuz. Peki ama sizce ne kadar doğru ve mantıklı bir şey yapıyorsunuz hiç oturup düşündünüz mü? Şişmanlık ve kilo verme programları üzerine yapılan yüzlerce araştırma sonucu göstermiştir ki kilo vermek için, varsa kilo almaya sebep olan fizyolojik sebebin ortadan kaldırılması sonrasında sağlıklı beslenme, uygun fiziksel aktivite uygulaması dışında geçerli olan başka bir yöntem bulunmamaktadır. Sorununuzu çok kısa sürede ve hızlı bir şekilde çözebileceğini söyleyen çoğu yöntem sizleri bir sonraki kilo çok daha yüksek durağınıza taşımakta ve vücudunuzun kilo kaybına karşı çok daha dirençli olmasına yol açmaktadır. Bizler vücutların çok hızlı bir şekilde kilo verip daha sonra aynı hızla kilo alma durumuna yoyo diyeti sendromu adını veririz. Siz kilo alma durumunuzda suçu kendinizde veya iradeniz ararken aslında sorun sadece bu süreçte vücudunuzu iyi tanımadan, ihtiyaçlarını yeterince bilmeden,  belirlemeden ve en önemlisi onu hiç dinlemeden zayıflamak adına yaptığınız büyük hatalardır. Beslenme bozukluğuna bağlı kilo alımı ve verimi kısa sürede özensiz diyet listeleriyle çözülebilecek önemsiz bir problem değildir. Tam tersi ilerleyen yıllarda neden olduğu sağlık problemleri düşünüldüğünde en önemli ve tehlikeli sağlık düşmanıdır. Mücadelesinde tek ama tek bir anahtar vardır: Beslenme alışkanlıklarını kalıcı bir şekilde değiştirmek. Bu yöntem  ‘davranış değişikliği tedavisi’ olarak adlandırılmaktadır. Uzun sürede hatta tohumlarını beklide bebekliğinizde attığınız yanlış beslenme alışkanlıklarınızın sizi bugünkü probleminize getirdiğini kabullenmeli ve isyan etmek yerine önce sağlıklı besinlerle sonra da vücudunuzla barışarak zaman ve emek harcayarak kilo sorununuzu çözmelisiniz. Unutmayın yapılan hiçbir bilimsel araştırma zayıflama sektöründe bomba etkisi yaratacak, mucizevi sonuçlar ortaya çıkaracak aynı zaman da sağlık sorunlarına da yok açmayacak herhangi bir yöntem ortaya çıkarmamış sadece zayıflamayı destekleyen bazı besin ve besin öğeleri belirlemiştir. Beslenme alışkanlıklarınızı uygun şekilde değiştirebilmeniz ve eğer ihtiyacınız varsa bu destek ürünleri bilinçli bir şekilde kullanmanız ve tabi fiziksek aktivite  sizi nihai sonuca ulaştırabilecek tek ama tek yöntemdir.

  Zayıflama Programlarımız  kişiye özel olarak hazırlanmakta en az haftada 1 kere yapılan kontrol ve analizlerle güncellenmektedir.  Haftalık kontrolleri aksatmamak sizin başarınız açısından çok önemlidir. Özel gün ve tatilleriniz için esnek çözümler mutlaka programınıza dahil edilecektir. Bahaneleri ortadan kaldırın...

 
 

hamile 350 Hamilelik bir kadının hayatındaki en özel ve önemli süreçlerden bir tanesidir, beslenmesi de öyle olmak zorundadır. Bu dönemde anne adayımızın beslenmesi  kendisinden çok dünyaya getireceği minik yavrusunun her türlü gelişimini etkilemektedir. Artık fazlasıyla bilinçlenen anne adaylarımız aldıkları fazla ve gereksiz kiloların aslında bebeklerinin gelişimi ile doğrudan bağlantılı olmadığını bilmekte ve beslenmelerinin miktarından çok içeriğine göre beslenme programları uygulamaktadırlar. Hamilelik, vitamin-mineral-protein açısından en zengin yağ ve karbonhidrat açısından ise en doğru besinlerin seçilerek tüketilmesi gereken dönemdir. Bu dönemde beslenme desteğinde amaç öncelikle bebeğimizin gelişiminin tam ve maksimum seviyede olmasını sağlayarak, anne adayımızın gereksiz ve hamilelik sonrası kendisini rahatsız edecek hatta hamilelik sonrası depresyonu adını verdiğimiz postportum depresyona girmesine neden olacak fazla kiloları almasını engellemektir. Doğru beslenen anne adayları doğum sonrasında hem bebeklerini en önemli besin olan anne sütüyle uzun bir süre besleyebilmekte hem de kendilerini rahatsız edebilen fazla kilolardan rahatça kurtulabilmektedirler. Unutmayalım ne yemesi gerektiğini bilen ve uygulayan anne adaylarının bebeklerinin doğum ağırlığı ve zihinsel gelişimleri, uygulamayanlara göre standartların dışında olmaktadır. Doğru beslenme henüz anne karnında başlamalıdır.

 Hamilelik ve emziklilik döneminde beslenme programlarımızda kontrol aralıkları kişiye göre değişmekle birlikte ortalama 2 haftalık periyodlar uygulanmaktadır.

 

jimnastik 350 Kilo üzerine yapılan tüm araştırmalarda bireylerin yaklaşık %70’inin kaybettikleri kiloları 5 sene içinde geri aldıkları görülmüştür. Peki kişileri bu alma-verme kısır döngüsü içerisine sokan sebep nedir hiç düşündünüz mü? Aslında cevap çok basit beslenme alışkanlıklarını değiştirmemek.  Her tarafımız mucizevi zayıflama önerileri ile çevrilmişken sağlıklı beslenmeyi öğrenmekle uğraşmak da neyin nesi diyorsanız yanılıyorsunuz. Maalesef bilimsel olarak kilo kaybını ve sonrasında korumayı garanti eden başka bir yöntem yok. Biz kilo kaybettirdiğimiz hastalarımızın bu kiloyu koruyabilmeleri için kişiye özel kilo koruma programları oluşturuyor ve yine kişiye bağlı aralıklarla kontrol ve beslenme programı güncellemeleri yapıyoruz. Böylece uzun süre verdiğiniz kiloyu korumanızı daha da önemlisi besin yönetimini öğrenmenizi sağlıyoruz.  Kaybedilen kilonun korunumu en az vermek kadar emek istemektedir. Profesyonel yardıma en fazla destek duyacağınız dönem sanılanın aksine bu dönemdir.  

 Kilo koruma programlarımızda diğer programlardan biraz daha farklı bir sistem kullanılmakta bu dönemde sizin hem sağlıklı beslenerek hem de her istediğinizi tüketebilerek nasıl kilo yönetimi yapabileceğiniz öğretilmektedir. Kontrol sıklığı haftada 1’den ayda 1 hatta 2 ayda 1’ e kadar değişebilmektedir.  Kontrol aralıkları tamamen kilo koruma durumunuza göre ayarlanmakta ve besin tüketimleriniz değerlendirilerek güncellenmektedir. Kilo koruma programlarının en az 6 ortalama 1 sene uygulanması yeni hayatınıza yeni kilonuzla devam edebilmeniz için en önemli adımdır.

 

bebek 350 Beslenmenizin sizi değil de hayatınızdaki en önemli kişiyi de etkilediği bir başka önemli süreçtir emziklilik dönemi. Bu  dönemde beslenmemizin kalitesi tamamen süt volümü ve içeriğine yansımakta, otomatik olarak da bebeğimizin gelişimini etkilemektedir. Anne sütü alan bireylerin bebekliklerinden itibaren birçok hastalığa yakalanma riskleri çok daha düşük ,ayrıca zihinsel ve bedensel gelişimleri çok daha ileri düzeyde tamamlanmaktadır. Anne sütünün gerekliliği ile ilgili şüphe duymaya başladığınız anda unutmamanız gereken en önemli nokta piyasadaki tüm mamaların anne sütünün o eşsiz içeriğini yakalamaya çalışması ancak hiçbirinin henüz birebir anne sütü kopyası olmayı başaramadığıdır. Anne sütü verirken dengeli beslenen tüm kadınlar fazla kilolarından rahat bir şekilde kurtulabilmekte ve eski formuna kavuşabilmektedir. Bu dönemde hurafelere takılan  ve bilinçsiz beslenen anneler  ise maalesef kilolarına kilo eklemekte ve mutsuz bir lohusalık dönemi geçirmektedirler. Unutmayın emziklilik dönemi en rahat kilo verilen dönemdir… Tabi doğru beslendiğiniz sürece.

Bağdat Caddesi No:189 Konak Apt. 
Kat 3 D:6, Feneryolu Sokağı,
34724 Kadıköy/İstanbul 

ACİL DİYET HATTI
0531 868 88 52

.
www.ceylanakis.com.tr

Ceylan Akiş © 2023 Tüm Hakları Saklıdır